Osmaniye küçük bir şehir, oldukça ucuz, başarılı olmak için uygun
tek kelime ile öğrenci için ideal, mükemmel bir yer.
Küçük bir şehir olmasından dolayı, gençlerin aradığı bir çok imkandan yoksun, bu sebeple bu şehirde okurken öğrenci için mükemmellik kavramı size biraz tuhaf gelecektir, ama bana göre öyle değil..
Bu şehirde yaşadıkça ve tanıdıkça, zamanla sıkılabilir, hay aksi diyebilirsiniz..
öyle ya.. hayatınızın en dinamik anında, içi içine sığamayan siz gençler hayal kırıklığı ile içinizde bir burukluk hissedebilirsiniz, büyük şehirlerin sağladığı sınırsız imkanlar var iken, bunlardan yoksun kalma düşüncesi sizi rahatsız edebilir..
Ancak burada kendinizi ters yüz edebilirseniz..o vakit mükemmellik başlar.
Bakın, büyük şehirler de okumakta, yaşamakta zordur.
O kalabalığın içerisinde, sağladığı imkanlar genellikle öğrencileri yutar, sadece öğrencileri değil, tüm insanları yutar, bu gibi şehirlerin eğlenceli tuzakları içerisinde kendini kaybedersin, varolan asıl ve asil amacın yönünden gittikçe uzaklaşır, çilekeşliğinin farkına bile varamadan rüyada gibi sürüklenirsin..
Bu durum herkes için geçerli değil elbette, ama önemli bir çoğunluk için asıl tehlike burada.
Osmaniyeye gelince nezih bir yer, şehir halkı kozmopolit değil, halkından insanıyla esnafı ile konuştum, birbirlerini tanıyorlar, yaşanan krizinde etkisi ile üniversitenin yarattığı farklılığı iliklerine kadar hissetmişler, sizler onlar için önemlisiniz. onlarla konuştuğunuzda sizi velinimet gördüklerinden, sahip çıkmak istediklerini anlarsınız..
Kalacak yer sorunuda yok. en azından yurda mutlaka kapağı atarsınız.
Eğlenceye gelince.. hiç kafanızı takmayın.. bu sizin elinizde, hatta yapınızda, genlerinize işlenmiş, orası olmuş, burası olmuş ne fark eder, birkaç genç bir araya geldiğinde kaçınılmaz olarak şen şakraklık başlar, dünya yıkılır istenirse, asıl eğlence arkadaş arkadaşa derin, o bir türlü bitmeyen sonu gelmez koyu muhabbetlerdir, Hani o büyük şehirdede olsan o sırada, o sohbetler anında, ne gökyüzünde uçan kuşları farkedersin nede gölgesine oturduğun ağacı, ada vapuru geçer gider yanından bakmazsın, yanından geçen son model arabaları da , geceleyin şaşalı binaların ışıltısınıda görmezsin, belki bir anlığına bakarsın güzel bir kızın gözlerinin içine, savrulan saçlarına odaklanırsın, sonra o da geçer gider, kaynar muhabetin arasında, çoğunlukla sonradan hatırlamazsın bile,
Düşünüyorumda, üniversiteli olmanın heyecanı bu devirde de bir başka osa gerek, aileler için evlatları daha bir kıymetli bu çağda, çoğunlukla gençlerin bir elinde cep, diğer cepte para, koltuk arasınada aldımmı laptopu, kızlı erkekli yallah hatay künefesine, adana kebabına, maraşın dondurmasına, antepten de baklavayı buldummu, gel keyfim gel eğlenmesini bilene.
daha ötesi var mı ? .. var mı ? bundan gayrısı. inanın bana, gerisi sadece sebepsiz yere yaratılan kendi kendine yaratılan kuruntulardır.
Yani sözün ötesi, elindeki ile yetinmeyi bilebilmek en güzeli değilmi, osmaniye sizin gençler, güzel bir şehir, sizi kucaklamış, ama inanın yutmaz, yutamaz, devam etmeyi planlıyorsanız, onu iyi kullanın..
Ama herşeye rağmen Osmaniye size sıkıcımı geldi. sitemkarlığınız bir türlü geçmiyormu ehhh o zaman ne yapmalı, aklı ön plana çıkartarak bunu leyhte kullanmalı... Öğrencisin sen değilmi, oturup adam gibi ders çalışmak lazım. işte cafcafsız, mükemmell bir ortam, fazla bir şey yapma gerek yok.. yalnızca kendin için, sadece derslerine çalış, oku. inan bana böylece çok şey yapmış olursun zaten, işte bu.. kim tutar ki seni, kim tutar .
Sağlıcakla kalın..
Düzenleyen oldman - 01-Eylül-2010 Saat 02:36